İçinde bulunduğumuz çağda üretilen yeni meşruiyet dayanaklarından birisi de kişilerin doğru olduğuna inandıkları kendi görüşleridir. Tüm dünyayı etkileyen pandemi gibi krizlerde bu görüşlerin kontrolsüz yayılımı insanları etkilemektedir. Post-truth çağında verilerin önemi daha da artmıştır; hakikate ulaşmak isteyenler verilere güvenmeyi tercih edebilmektedir.
Bu çalışmada, veri görselleştirme olarak ifade edilen görsel anlatıların pandemi sürecinde post-truth’a karşı koymada bir araç olarak nasıl kullanıldığı incelenmektedir. Arkasında karmaşık istatistiki hesaplamalar olan analizleri birkaç temsil ile kolayca anlaşılabilir hale getirmenin, kaynaksız ve kanıtsız sansasyonel anlatılara karşı farkındalık oluşturmadaki rolü tartışılmaktadır.
